Seyir
186x124cm
C-Print On Pearl Paper, PlexiSandwich
3+1 Editions
“Seyir” Türkçede’ki çok anlamlı kelimelerden bir tanesi. Hem yürüyüş, bir noktadan bir noktaya gitme eylemini anlatmakta kullanılabiliyor, hem bir nesneye bakma anlamında, hem de “düş” anlamında kullanılabiliyor. Bu sergideki işler 2 seneyi aşkın süregelen bir seyirin, bir yolculuğun, araştırmanın ve bakmanın sonuçları.
Sergi, Dijital Kültür Tarihinin bir uzantısı olarak dijital imge üretimi ve buna bağlı olarak yeni fotografik ifade biçimleri arasında tedirginlikle ilerleyen işlerden oluşmakta. Bir yandan teknolojiyi elinden geldiğince fazla kullanan, bir yandan da teknoloji yaratıcıları, yazılım geliştiricelirinin biz kullanıcılara koyduğu limitleri kabul etmekte zorlanan, onları esnetmeye, bozmaya çalışan işler. Başka bir gerçekliğinin olabileceğinin bir yansıması belki de. Köklerini “Hacker” kültürüne, ve 20 yy. başı sanatçılarına uzatmaya çabalayan işler.
Seyir serisinin bir açılımı olarak “Ahırkapı” serisi aslında bütün bu Seyir’in yeni bir durağı. Uzaktan seyretmeye başladığım şehirlerin içine bir yolculuk, içine attığım bir adım. Limitleri esnetmeye, mekan, perspektif, özne arasındaki ilişkileri sorgulamaya devam ettiğim fotoğraflarımdan bir seçki.
Fakat aslında bütün bu fotoğrafların tepesinde yansıtmak istediğim tek bir soru var: “Ya ben gerçekten bütün dünyayı böyle görüyorsam?”
